Teknoloji bu kadar gelişmemişken, televizyonun evlerimizin önemli bir parçası olduğu dönemlerde TV kanallarında alışveriş kanalları bulunuyordu. Sunucular önlerindeki ürünleri pazarlıyor, 100 liraya 4 kavanoz bal, fondöten, masaj aleti, şarjlı testere gibi ürünler satıyordu. Bu uygulama artık dijitalleşen dünyada yeni bir pazarın doğmasına neden oldu. Satıcılar özellikle küçük işletmeler artık ürünlerini sosyal medya platformlarında yaptıkları canlı yayınlarla pazarlıyorlar.
Canlı alışveriş, Çin’in Douyin gibi sosyal medya platformlarının düzenli olarak canlı alışveriş yayınlarına ev sahipliği yaptığı Asya-Pasifik bölgesinde bir süredir bir hayli popüler ancak şimdi Avrupa ve ABD’li markalar da küçük işletmeler gibi ürünlerini satmanın bu yeni yolunu deniyor.
Canlı alışveriş, izleyicilerin sunucuların gösterdiği ürünleri satın almaya teşvik edildiği alışveriş kanallarına çok benziyor. Ancak canlı alışveriş, özellikle Amazon gibi çevrimiçi perakendecilerin popüler hale getirdiği tek tıkla satın alma çağında, alıcıdan ürüne daha hızlı bir kısayol görevi görüyor. Ayrıca, genç nesil giderek kablolarını kesip kablolu televizyona erişemediğinden, alışveriş kanalları eskisi kadar önem taşımıyor.
Canlı alışveriş pazarının 32 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor; en hareketli sektörler ise moda, kozmetik ve koleksiyon ürünleri. Dijital ticaret platformu VTEX’in 2024 yılında yaptığı bir ankete göre, ABD’li tüketicilerin %45’i son 12 ayda canlı alışveriş etkinliklerine göz attı veya bu etkinliklerden alışveriş yaptı. Instagram Reels’i ve YouTube Shorts’u tanıttığında canlı alışveriş sadece Uzak Doğu, Avrupa ve ABD’de değil bizim ülkemizde de popüler hale gelmeye başladı.
Nordstrom, Kit Kat, Samsung ve L’Oreal gibi markalar bu yayınlar sırasında yeni veya indirimli ürünlerini tanıtırken, Poshmark’ın ev sahipliği yaptığı bu etkinliklere Amazon, eBay, TikTok, YouTube ve Instagram da ev sahipliği yapıyor.